çok yakında dünyayı yöneticem.
Annen Kazağına Çamaşır Suyu Dökünce Ne Oluyor Merak Ettin Mi?
Temel olarak evde kavga çıkıyor, bunun farkındayım. Yeni bir şey alıyorsunuz daha giyemeden anneniz odanıza gelip hüzünlü bir ifadeyle ne yaptığını anlatıyor. Sonrası genelde komşuların da tanık olduğu bir bağrışma ve annenizin ‘tamam parası neyse vereyim git yenisini al’ şeklinde asla gerçekleşmeyen vaadi. Neden döktüklerini de merak ettim yıllarca ama makul açıklamalar bulamadım bunun için. Sadece döküyor ve özür diliyorlar. Ben de dökünce ne oluyor, o kazak neden beyazlıyor bari bunu öğreneyim dedim.
Genel olarak çamaşır suyunun oksidasyon yoluyla çamaşırların rengini çıkardığını ya da açtığını biliyoruz. Benim merakım bunu nasıl yaptığı konusunda. Çok kimya bilgisi gerektirmeyen bir açıklama aradım kendime, buldum da sayılır. Şöyle ki kıyafetlerimizin renkli görünmesini sağlayan boyalar en basit bakış açısıyla renk yapıcılardan, bu renk yapıcılar da moleküllerden oluşuyormuş. Bu moleküllerde de karbon veya oksijen atomları çift bağa sahipmiş, bu şekilde gün ışığını soğurabiliyorlarmış. Benim anladığım kadarıyla da bu bağların kırılması kumaşın renksiz görünmesine yol açmaktaymış. Genel olarak da iki durumu varmış bu işin; bağlardan birinin kırılması, bağın tamamen kırılması. Oksitleyici çamaşır suları rengi oluşturan kimyasal bağın tamamen parçalanmasına sebep olup ya renk yapıcıyı tamamen yok ediyor ya da renk yapıcıyı ışığı soğurmayan bir yeni bir renk yapıcı haline getiriyormuş. İndirgeyici çamaşır suları ise çift bağı tek bağa dönüştürerek renk yapıcının ışığı soğurma yeteneğini yok ediyormuş.
Ayrıca çamaşır suyu sadece annelerimiz kıyafetlerimizi döksün diye var olmamış. Temizlik konusunda oldukça etkili olduğu için bulaşıcı hastalıklar konusunda hatta su arıtımında bile kullanılmaktaymış. Annem kıyafetlerimden uzak tuttuğu sürece faydalı olduğunu düşünebilirim, evet. Ben bunları öğrendim, yanlışım varsa düzeltin bence doğrusunu öğreneyim. Bir de yanlışım varsa düzeltirken en azından merak edip araştırdığımı takdir edin, aramız bozulmasın.
Kaynak: http://www.kimyaturk.net/
| Print article | This entry was posted by saricabasak on 07/12/2009 at 1:59 am, and is filed under tecrübeyle sabit., öğrendim.. Follow any responses to this post through RSS 2.0. You can leave a response or trackback from your own site. |


about 9 months ago
Ben çok takdir ettim valla, ellerine kollarına sağlık hele o oksijen atomlarının çift bağa sahip olmaları yok mu beni benden aldılar yani :D
about 8 months ago
Herşey çok iyi ben de müzdaribimdir aynı dertten yıllarca, araştırmalarını da takdir ettim. Ha bugün okula da gelmedin, ayrıca kızgınım sana bu yüzden… Ve de etiketlerine bittim ya, ama anladığım kadarıyıla etiket havuzunu çok efektif kullanmıosun, başak ve sarıca kelimelerinden bikaç tane var diğer herşeyden birer tane, bu ne daldan dala atlayıştır :D Sen şimdi kızarsın da bana eleştirirsin de beni ama olsun..
about 8 months ago
geçen annem aradı. “iyiki bi ceketine çamaşırsuyu döktüm be.” dedi. sonra “ama o ceketi de hiç giyememiştin. hem de bir sürü para vermiştik, çok güzeldi.” dedi. daha sonra “bi ceketine çamaşur suyu döktüm diye hemen yazman gerekmez ama.” dedi. şimdi bunları da okur o, iyiki henüz yorum yapmayı bilmiyor :)
ayrıca1: aa benim sana ne zaman kızdığımı gördün sen :)
ayrıca2: etiketlerimi eğlenceli olmalarına göre kullanıyorum ki ben zaten. en eğlenceli olan da ben olduğuma göre :)