Övünerek söyleyebilirim ki benim memleketimde samimiyet önemlidir. Eş-dostla, aileyle, akrabalarla sıcak ilişkileri, koyu muhabbetleri severiz biz. Çok da güzel bir yöntemimiz vardır bunun için; kurarız soframızı, toplarız sevdiklerimizi etrafına, güler eğleniriz. Bizim için asıl olan sevdiklerimizin keyfini yüzlerinden okumaktır, birbirimizin keyfine ortak olmaktır.Çayın, kahvenin de keyfi başkadır ama bizim memleketimiz de çay da kahve de güzel bir sofradan sonra makbuldur. Koyu muhabbet için ne lazımsa o vardır sofrada çünkü; herkesin yüzü güler iyi bir sofranın başında, herkes neşelenir, kalkmak istemez kimse o güzel ortamdan.

Şimdi düşünüyorum da ailemle, arkadaşlarımla en güzel anılarım güzel sofralar etrafındadır. Yaz vakti özellikle gündüzden gider balığı alırız, annem balığı pişirirken ben çeşit çeşit mezeleri hazırlarım, beyaz peynirimizi hazır ederiz hemen. Akşam yemek vakti gelince balkona masamızı açarız, sofrayı hazırlarız Antalya’nın manzarası eşliğinde, bir kuş sütü eksiktir, babam da o eksiği hemen aslan sütüyle tamamlar. Ya da arkadaşlarımla en değerli görüşme şekli böyle sofralardadır. Hep beraber, her şeyiyle soframızı hazırlar, otururuz başına. Saatler sürer muhabbetlerimiz, anlayamayız zamanın nasıl geçtiğini. Herkesin keyfi yerinde; konuşuruz, anlatırız, dinleriz birbirimizi.  O sofranın etrafında en sevdiklerimle muhabbet ederim, güler eğlenirim. Eşsizdir o sohbet benim için, değişmem başka bir şeye.

Bakıyorum da asıl iletişim böyle sofralarda oluyor aslında, her duyguyu paylaşıyorsun sevdiklerinle. Belki de çoğu zaman farketmiyoruz bile; Yeni Rakı bizim iletişimimize sponsor oluyor böyle sofralarda, onunla keyifleniyoruz ve gülüyoruz, onunla koyulaşıyor muhabbetimiz, onunla anlıyoruz aslında sevdiklerimizin bizim için ne kadar kıymetli olduğunu.