Archive for February, 2011

kuruyemis

Kuruyemişin Bilinmeyen Yüzü.

1

Tespitlerim ve uydurma çıkarımlarım devam ediyor görüyorsunuz ki. Geçtiğimiz haftalardan 2sini Antalya’da, ailemin yanında geçirdim. Bu sebepten ötürüdür ki sıradan bir aile hayatını gözlemek için bol bol fırsatım oldu. Esasen annem de bu satırları okuyacağından ötürü biraz dikkatli olmamda fayda var, yoksa beni arayıp saatlerce azarlıyor :)

Neyse, neticeye gelecek olursak sıradan bir ev yaşamı ile ilgili özellikle akşam saatleri için şöyle bir tecrübem oldu: Anne ve baba akşam üzeri eve gelirler, anne akşam yemeği hazırlar baba haber izleyip sağa sola ama daha çok sağa söylenir, sonrasında yemek yenir ve yemek sırasında o gün neler yapıldığı konuşulur, yemek sonrasında da ailecek TV karşısında çay içilir ve kuruyemiş yenir. KURUYEMİŞ YENİR. Her ne kadar vitamin vb. sebeplerle bu kuruyemişlerin faydalı olduğu söylense de aslında çok daha büyük bir faydası ve her ne kadar kalori sebebiyle bu kuruyemişlerin zararlı olduğu söylense de çok daha büyük bir zararı vardır. Amacım yıllardır faiketmediğiniz ya da farkettiğiniz halde görmezden geldiğiniz bazı gerçekleri gözünüzün önüne sermek esasen. Dikkatli okuyun bu sebeple, ileride “Bir yazı okudum, hayatım değişti!” diyebilirsiniz.

Önceliği kuruyemişin çok gizli faydasına veriyorum ozaman. Öncelikle düşünün ki televizyonun kumandası kayboldu, nerede ararsınız? Tabii ki babanızın oturduğu yerde. Ama akşam babanız hangi koltuğa oturdu bilmiyorsunuz zira internetlerde gezentilikle meşguldünüz. Önünüzde 2 seçenek var temel olarak: Bütün oturma odasını talan ederek kumandayı bulmak, babanızın suçunu asla kabullenmeyeceğinden sizi kumandayı kaybetmekle suçlamasını kabul etmek. İşte ben sizlere 3. bir seçenek yaratıyorum şimdi. Babanızın kabuklu yemişleri sevdiğini varsayalım. Koltuk önlerinde yemiş kabukları arayın, bulacağınıza adım gibi eminim. Olay mahalini bulduğunuza göre kumandayı da zahmetsiz bir şekilde koltuk minderinin arasından çıkarbilirsiniz, geçmiş olsun. Annelerin de genellikle çekirdek tipi oyalayıcı yemişleri yöneldiği düşünülürse kaybedip de bulamadığı o şişi bulup 1 haftadır süregelen azabınıza da son verebilirsin esasen. Evde kaybolan herşeyin sizden bilinmesi de ayrı bir dram ama onu başka bir yazı ile irdeleyelim.

Gizli faydayı gözler önüne serdiğimize göre gelelim gizli zarara. Çok komplike bir anlatımı yok bunun esasen, yukarıda bahsettiğim seylerden de esinti taşıyor hatta. Şöyle özetleyelim; yine çay ve kuruyemişle geçen bir gecenin sabahı siz kahvaltı ederken (normal insanların öğle yemeği yedikleri vakte denk gelir genelde.) anneniz seslenir: “Kahvaltını bitir de şu oturma odasını bir süpür. Aksam ne yediysen dökmüşsün yine koltuğun önüne! Nasıl becerdiysen iki koltuğun önünü de batırmışsın zaten!” Acı ama gerçek; bir evde çocuk varsa o evde ters giden herşeyin sorumlusu çocuktur :)

Untitled

BBase’de Back-Up Dünyası.

1

Geçtigimiz haftasonu BBase’de Back-Up Blog lansmanindaydik. Öncelikle yaklaşık 50 kadar blogger bir araya gelip bol bol sohbet ettik. BBase’in sicak karşılamasi sayesinde oldukça keyifli vakit geçirdik. Sonrasında da işin uzmanlarından Back-Up’ı dinledik.

Öncelikle BBase’den bahsetmek istiyorum. Aramanın bulmanın biraz zor olduğu bu mekan Taksim’de, Galata Kulesi taraflarinda, bloggerlar için özellikle hazirlanmis, çok şık çok da sıcacık bir yer. BBase dedigime de bakmayin, asil adi Blogger Base. İçerisi çok hoş dizayn edilmiş bence, ev gibi hissettiriyor insana. Okadar ki bundan sonra blog yazılarımı orada yazmayı düşğünebilirim ^.^ Dileyenler BBase’in web sitesini buradan ziyaret edebilirler.

Back-Up dünyasina geri dönecek olursam, açıkçası çok ilgi çekici bir hizmet olarak göründü bu bana. Iddialari “Kimi arayacaginizi bilemezseniz bizi arayın!” yönünde. Ister bebeginize anlatacak masal bulamadığınızda, isterseniz bir maç için bilet aradığınızda, isterseniz de sevgilinizde nerede evlenme teklif edeceginize karar veremediğinizde arayip gerekli yardımı alabiliyorsunuz. Özel paketlerinden faydalanarak dilerseniz sağlık, seyahat gibi daha belirli konularda destek alabiliyorsunuz. Bu lansmandan önce de Back-Up’ı duymuştum arkadaslarımdan ancak bana biraz ütopik görünmüştü, işin uzmanlarından konuyu dinlediğimde gerçekten verdikleri vaatte iddiali olduklarını farkettim. Yeni açılan blogları da yazılara göz attığınız takdirde farkedebileceğiniz gibi size bir çok kolaylık sağlayabilir. Açıkçası kurumsal şirketlerin web sitelerini gezmek yerine blogları bana her zaman daha yakın, daha sempatik gelmiştir. Back-Up da yeni blogu ile bu samimi ortamı oluşturmayı başarmış. Siz de buradan bir göz atabilirsiniz.

Türkiye’nin Yeni Konut Devrimi.

3

Ve karşınızda Türkiye’nin YENİ Konut Devrimi!

Yeni Rakı, sizleri evinizin keyfini çıkarmaya davet ediyor. Bu kampanya ile kendinize bir ev alamazsiniz ama var olan evinizde muhteşem sofraların ve muhteşem muhabbetlerin tadını dilediğiniz gibi çıkarabilirsiniz.

Yeni Konut Devrimi, bizlere Türkiye’nin en keyifli konut projesini sunarken aynı zamanda sahip oldugumuz değerleri de hatırlatıyor. Mutlulugu uzaklarda aramayın çünkü en güzel sofra evinizde kurulan sofradırö en güzel muhabbetler ise bu sofraların etrafında eşiniz-dostunuzla edilen doyulmaz sohbetlerdir diyor Yeni Rakı.

Haydi siz de sevdiklerinizi yanınıza alıp eksiksiz, güzel bir sofra kurun ve hem dostlarınızla olmanın hem de sofranızın keyfini çıkarın. Evinizin, sofralarınızın ve sevdiklerinizin değerini bir kez daha anlayın.

Neden derseniz, çünkü;

* Ara ödeme yok, ara vermeden muhabbet var!

* Denize sıfır, sofraya on üzerinden on!

* Faiz yok, muhabbet çok!

* Kapalı havuz yok ama açık büfe var!

* Şehrin merkezinde değil, muhabbetin tam ortasında!

* Taksit taksit ödemek yok, doya doya muhabbet var!

Ve işte Yeni Konut Devrimi’nin sofralarınızı süslemesini isteyeceğiniz muhteşem afişleri;

Go to Top