Başak Sarıca
“mühendis kız çocuğu”
89 Eylül’ün 24′ünde Bingöl’de nefes almaya başladım. Düzenli aralıklarla hala almaktayım. Öğretmen çocuğu olmam sebebiyle Türkiye üzerinde bulunan her tür iklim koşulunda hayatta kaldım. Babamın memleketine kesin dönüş kararı sonucu Rusya’nın en sıcak kentine yerleşip, mahallede rus kızlarla ip atladım. 2003 yılında başladığım Antalya Yusuf Ziya Öner Fen Lisesi’ni tüm bu zorluklara rağmen 2007 yılında bitirdikten sonra ‘istediğin mesleği yap yoksa çok üzülürsün’ dedim kendime ve Fatih abiden bilgisayar mühendisi oluyorsa benden de olacağına karar verdim.
2007 Eylül’ünde Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümüne artis gibi birincilikle girdim, derecemi tersinden de olsa koruyarak öğrenimime devam ettim. Bilişim Kulübünde, YTÜLinux Grubunda çok etkin görev aldım, hatta son yılımda kulüp başkanlığı bile yaptım. Üniversitemizde düzenlenen BİLMÖK07′de çalıştım, çabaladım. Oyuncu kişiliğimin getirdiği oyun sevgisi ile son yılımda mezun olduğum zaman hangi sektörün içinde yer almak istediğime karar verip, flash as3 ile çalışmaya başladım. 2011 Haziran’ında bir mucize eseri okulumu hiç uzatmadan bitirdim ve mühendis kişi oldum.
Şimdiye gelirsem; büyük kavanozda nutella yiyorum, odamın camından ayaklarımı uzatıp müzik dinliyorum, gece kahve içip oyun oynuyorum, sabahları çay demleyip pazar kahvaltısı yapıyorum, mavi giyiyorum, mor kokuyorum, kitap okuyorum, okudukça yazıyorum. Bilgisayarımın fan sesi olmadan uyuyamıyorum, oyun oynadığım kadar oyun oynatmayı da amaçlıyorum, güzel projelerin arkasında benim kodlarım olsun istiyorum. Dönüp bakıyorum da mühendis kişi olunca ‘mutluyum’ diyebileceğimi düşünmüştüm, hala yapacağım çok iş gideceğim çok yol var ama gerçekten mutluyum. Bir gün sen benim yazdığım oyunları oynayıp mutlu olduğundaysa dünyanın en mutlu insanı olacağım.





